Neden Sivil Anayasa?
Niçin 'sivil' bir anayasaya ihtiyaç var, onu konuşmak gerekiyor. Kuşkusuz bu sorunun cevabını da tarihi süreç de aramak gerekmektedir.
Her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Anayasası olan 1921 Anayasası, askerî vesayetin dayatmasıyla değil, askerî mecburiyetlerin dayatmasıyla hazırlanmış bir sivil anayasadır. 1921 Anayasası, İstiklâl Harbi'nin bütün şiddetiyle devam ettiği bir dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini yetkili kılma misyonunu öne çıkarır. Savaş durumu elbette belirleyici olacaktır ve bu anayasa, Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar dolayısıyla, bir başka deyişle askerî mecburiyetlerin dayatmasıyla hazırlanmış bir anayasadır. 1921 Anayasası, İstiklâl Harbi'ne rağmen, savaş koşullarına rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş bir anayasadır. Gazi Mustafa Kemal Paşa, İcra'nın (Yürütmenin), Teşriin (Yasama'nın) başkanı ve Ordu'nun başında olmasına rağmen, 1921 Anayasası'nı, istediği şekilde çıkartabilme imkânına sahip olamamıştır.
Aynı durum, esas itibariyle 1961'e kadar yürürlükte kalacak olan 1924 Anayasası için de geçerlidir. Atatürk, Anayasa'yı hazırlayan ekibe 'bizzat riyaset' ettiğini ve onlara, şeriat hükümlerinin (ahkâm-ı şer'iyye'nin), yapılmakta olan Anayasa ile 'bir münasebeti olmadığını anlatmaya çok çalıştığını, fakat iknanın mümkün olmadığını belirtir ve şunları ilave eder: “ Kanunun gerek ikinci ve gerek yirmi altıncı maddelerinde zait [fazla] görünen ve Yeni Türkiye Devleti'nin asrî [çağdaş] karakteri ile kabil-i telif olmayan tabirler, inkılâp ve Cumhuriyet'in o zaman için beis görmediği tâvizlerdir."
Yukarıdaki alıntıdan açıkça görülüyor ki: Gazi Mustafa Kemal Paşa, sivil otoritenin dayatması karşısında, Anayasa'da istediği değişiklikleri yapmasına imkân bulamamış, onu, kendi deyişiyle “o zaman için beis görmediği tavizleri” vermek zorunda bırakmıştır. Bu, 1924 Anayasası'nın, şeksiz ve şüphesiz, sivil bir anayasa olduğunu gösterir.
Bir defa daha söylemek gerekirse gerek 1921 Anayasası gerekse 1924 Anayasası, askerî vesayetin hâkimiyetini mümkün, hatta meşru kılacak koşullara rağmen, sivil anayasalardır. Birinci ve İkinci Büyük Millet Meclisleri, 1925 yılına, Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarılıncaya kadar sivil ve elbette demokratik meclislerdir. Ve 1920 ile 1925 yılları arası Türkiyesi'nde ne askerî vesayet ne de sivil faşizmden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Türkiye'de 1960 darbesinden sonra hazırlanan 1961 Anayasası olsun, 1980 darbesinden sonra hazırlanan 1982 Anayasası olsun, askerî vesayet altında hazırlanmış anayasalardır. Dolayısı ile bu anayasalarda askerî ve yargı vesayeti ile özgürlükler bağlamında demokratik olmayan unsurların bulunması da doğaldır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Birinci ve İkinci TBMM'lerce hazırlanan anayasaların, askerî vesayetle bir ilişkisinin bulunmaması; buna karşılık, Türkiye'nin çok daha demokratik bir hayat tarzını sürdürdüğü 1960 ve sonrasında yürürlüğe konulan anayasaların, 1961 ve 1982 Anayasalarının, askerî vesayet altında hazırlanmış olması ilginç değil mi? Buradan da anlaşıldığı gibi tarihsel birikimimiz sivil anayasayı işaret etmektedir. Bu çerçevede İki sivil, iki askeri cunta tarafından hazırlanan anayasa çalışmalarından çıkarılacak dersler olmalıdır.
Kabuklarını kıran, dünyaya açılan, yeryüzünün yüksek değerleri ile entegre olma çabasında olan bir Türkiye’nin demokratik olmayan, anayasadan güç alan erklerin konumlarının çatıştığı buna dayalı olarak zaman zaman sistemin kilitlendiği, özgürlüklerin kısıtlandığı bir anayasaya dayalı bir idarî anlayışla yoluna devam etmesi mümkün değildir. Bu bağlamda yeni hazırlanan anayasa paketi sivil anayasa yolunda önemli bir kilometre taşı olacaktır.
Yasal Uyarı: Sitemizde Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları www.guneysinirhavadis.com haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.