Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
07 Ağustos 2010 Cumartesi 14:45
  Mustafa Everdi
  Güneysınır'da Yaşamak
Güneysınır Esareti

Güneysınır Esareti

Mustafa EVERDİ

Güneysınır şehir merkezi bakir bir köy gibi hâlâ. Güneybağı ayrı, Karasınır ayrı adım adım geziyorum. Dorla, Alanözü, Habiller, Ağras, Sarıhacı Kayaağzı dağ taş gezmek ikinci işim olmuş. Cumartesi pazarı iple çekiyorum. Tam bir arayış içinde. Köyleri, beldeleri, torosların eteklerindeki sınırlarımızı zorluyorum. Aradığım bir cevaptı. Ancak Güneysınır kendi hakikatinden bana bir iğne ucu göstermiyor. Her yer hapishane olmuş beni esir alıyor.  Kurtulmak için çırpınmalarımın bir faydası yok. Her denemede arayışlarım hayal kırıklığı ile son bulmuş.

Karanlık gecelerde düşünceler gelip gelip beni buluyordu. Gündüz bir şekilde idare edebilirdin. Geceler bitmez tükenmez sorular ve arayışlar demekti. Evimin kavşağı bir yönüyle Karasınır’a doğru açılıyordu. Geniş, dar yolları, sokakları varıp bir tepenin eteklerinde son buluyordu. Yüksek minareleri, ikiye bölünmüş mezarları, camileri vb. soruların yumak olduğu mekânlardı. İlçe vaizinin konserve cevapları susuzluğumuzu kandırmıyordu. Her vakitte yok etmek ve yıkıntılar üzerinde bir zafer sarhoşluğu yaşatmak bu kasabının kaderi miydi?

Güneybağ yarışabilirdi Karasınır’la.  Orada ateşli soruların her cinsi konuşulmuştu. Konuştukça bin yıllık tuğlalar minare olmaktan kurtulup özgürleşmişti. Her cümle kasabanın üzerinde baskılar oluşturan yüzyılların ağırlığından kurtulmuş, toz ve toprağa dönerek aslına rücu etmişti. Çeşmelere gidip susuz dönmekten bana gına gelmeye başlamıştı. Can sıkıntısından ya ölecek ya da ölmek için kendime yardım edecektim. Buluştuğum dostlarım aynı sıkıntı ile kıvranıyorlardı. Bir çıkış aramak zorundaydık. Pazar yerlerinde, yaylalarda, ağıllarda keçi pazarlıkları yaptık. Her seferinde Nuh diyen onlardı ama peygamber demeye yaklaşmıyorlardı. Ortak bir rakamda veya cümlede uzlaşmamız mümkün değildi. Her seferinde haklı ve üste çıkmak için azim bir kararlılık gösteren onlardı. Keçi onlardaydı, otlak önlerinde ve hazır gelmiş müşteri yolunacak kaz kadar parlak görünüyordu.

Bir gün bir cemaat gördüm. Birisinin heyecanla anlattığı cümleleri dinlemiyor içiyorlardı. Kim oğlum bu dedim. Anlattıkları Cuma vaazından daha içerden çekiyordu kendine. Güneysınır hazinelerini gizliyor; üç yıla yakın arayışım bir yere varmıyordu. Her Allahın günü Göksun’da balık avlamak için ağlarımı attığım halde bugüne kadar bir balık yakaladığım olmamıştı. Şimdi önümde dev bir balina sereserpe duruyordu. Allahım, dedim, Güneysınır okyanus olmuş balinası bile var. Japonlar nasıl keşfetmedi acaba diye bir merakla yaklaştım.  Herkes mum çevresine halkalanan pervaneye dönüşmüştü. Dönmek hakikatin çevresinde tavaf olmuştu. Ancak burada dinleyenler sabit hakikat onların çevresinde dönüyordu.

Bıçakçı Hikmet diyorlardı. Bıçağın keskin ucunda ayrı bir hakikatten haber veriyordu. Künt kısmında ayrı bir hakikatten. Müptelası olmak üzereydim. Ayrılmıyordum cemaatinden. Koskoca müdür Bıçakçıya meftun olmuş dediler. Ortada kesilmiş keçi; eve götürüp misafirlere ikram etmeliyim. Ama bende dünya fani olmuş, keçi umurumda mı? Her ne kadar boğazlayan bıçak vazgeçilmez olsa da.

İşsiz güçsüz aylakların arasında bıçağın hakikati beni kendisine bağlamıştı. İşe çağırıyorlardı gelemem diyordum. Güneysınır bütün özünü toplamış bir bıçağın ucuna toplamış. Öyle demiyorlar mıydı? İlim besmelede, besmele bir noktada toplanır. Noktayı bulmuş virgül olmak üzereydim. Oğlum Mustafa dedim kendi kendime elinde kitaplarla geldin Güneysınır’a; bir noktaya fit olmak üzeresin, bu sana yakışır mı? Kendime söz geçiremiyordum. Ben bir noktayım. Ayağımı hükümet Konağında bir noktaya basmışım pergelin diğer ayağı ile bütün Güneysınır hudutlarını geziyorum, yetmiyor Bademli. Çakallar Dülgerler ile Hadim’e; Eşenler Kızılçakırla Bozkıra uzanıyorum ama noktayı bulamıyorum. O benim ayağıma geliyor.

İşte keçi ise aradığın hakikat; hazır bıçaklı gelen senin bütün sorularına cevap verecek demektir. Ayrıca kasap araman gerekmeyecek. Duygularınla birlikte seni parçalara ayıracak hoyratlık yerine zarafeti bulmuşsun; körün istediği bir göz Allah vermiş iki göz. Daha ne istiyorsun?

Meşe yaprakları ile beslenenler hakikati kendilerine post eylemişler. Sen camide bile kendine yer bulamıyorsun. Bu aramakla bulunmaz. Gerçi bulanlar arayanlardır ama işte Güneysınır bunu aramadan bulmuş; meccanen sergiliyor. Sen üç yıl bu topraklarda nerelerde gezindin? Sorulardan başını kaldırıp çevrene bir bakmadın mı?

Bakarsan görürsün. Her bakan göremez ama görenler bakmayı sürdürenlerdir. Alık alık bakmak görmeye yetmez. Kalb gözünü açıp bakmalısın. Yoksa Güneysınır kısır bir keçi gibi ne kadar sağarsan sağ süt alamazsın. Bu hiçbir zaman Güneysınırın kabahati olamaz. Kusur yaklaşanların niyetinde gizlidir.

Zamanın gözleri ağladı ve kan, Güneysınırın eyvanının üzerinden geçti.
Şeytan güldü, yıldızlar söndü ve Hikmet uykuya daldı.
Ben nöbete devam ediyorum.

Yasal Uyarı:  Sitemizde  Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları
www.guneysinirhavadis.com  haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.

Bu yazı toplam 471 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

Mustafa Everdi
Mustafa Everdi
Prof.Dr. H.Mustafa ERAVCI
Larende.com
Betül Gümüşok
Fehmi Koru
yeni şafak
Çetin Oranlı
merhaba
Mehmet Altan
http://www.mehmetaltan.com
Seyfullah Gümüşok
merhaba gazetesi
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.7595
€ Euro
2.3065
IMKB
60.669
Altın
96,852
    NEVSEHIR 07.02.2012
İmsak
-
5:10
Güneş
-
6:35
Öğle
-
12:02
İkindi
-
14:50
Akşam
-
17:17
Yatsı
-
18:35
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
© 2007-2008Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır