Güneysınıra Yolculuk
KONYA’DAN GÜNEYSINIR’A ULAŞMAK
Konya’ya gelip Güneysınır’a uğramadan gitmek Konya’nın sahip olduğu
zenginliklerin bir kısmını görmeden geçip gitmek demektir. Konya
Ovası’nda, her tarafı görmüş olabilirsiniz. Ovanın tarihi ve coğrafi
zenginliklerini bütün gezi kitaplarında bulabilirsiniz zaten.
Bu yazıya konu olansa çok nadir rastladığınız bilgileri içerir. Yerel
hazineler barındırır.
Konya Karaman yolundan giderken Güneysınır ve Yerköprü
Şelalesi levhasını gördüğünüzde acilen bir karar vermelisiniz. Bu levhaları takip etmeli miyim yoksa her zaman arşınladığım yoldan devam mı etmeliyim? Bir tercihle karşı karşıyasınızdır. Her zamanki yoluna giderseniz Konya’yı gördüm diye çevrenize anlatabilir hava atabilirsiniz. Konya’yı iyi bilirim demek Güneysınır’ı görmeden boşuna bir öğünmedir. Bir cahil cesareti örneğidir. Çünkü ana
yoldan sapmadan gizli güzellikleri hiç göremeyeceksiniz demektir.

Güneysınır yoluna girdiğinizde sizi bekleyen yol manzarası yukarıdaki resimde görülmektedir.
Ovanın ortasında dümdüz bir yol sizi Güneysınır’a ulaştırır. Antalya’dan gelenler için Akseki-Seydişehir yolunda Bozkır üzerinden Sarıoğlan’dan gelmelisiniz. Mersin Sertavul geçidinden inip Karaman’ı geçtikten sonra levhalarda Güneysınır aranmalıdır.
Konya-Karaman yolundan gelenler Güneysınır’a dönünce ilk karşılaştıkları kavşaktan sapmadan çevre yolunu izlemeli. Bu ana yola devam ederseniz Karasınır ve Güneybağ kasabalarının tam ortasındaki Dörtyol ağzında çevre yolundan ayrılırsınız. Bu dörtyolun bir tarafI Karasınır kasabasına gider. Diğeri Güneybağ’a. Her iki kasabada bir tepenin yamacında birbirine bakmaktadır zaten. Birini bulan diğerini kolayca bulur. İki kasabada kaybolma ihtimaliniz yoktur. Sizi istediğiniz yere götürecek yolu tarif eden hevesli birilerini bulursunuz nasıl olsa.
Dörtyol ağzında bir yol Hükümet, Belediye binası gibi bütün resmi binaların bulunduğu alandan geçerek Güneybağ’a ulaştırır sizi.

Güneybağ’da bulunan Güvercinlik Mağarasına ulaşan yolu bir türlü bulamazsanız hiç kimse sizi suçlamaz. Mağaraya gitmek için bir kılavuz bulmanız gerekir ayrıca. Belediyede size yardımcı olabilirler. Güneybağ kasabası parkında oturanlar da istekli bir şekilde size rehberlik yapmayı teklif edebilir. Şansınız varsa size iyi bir rehber rastgelebilir ve mağarayı her yönüyle kazasız belasız gezebilirsiniz. Yoksa hiçbir şeyin garantisi yoktur. Bu endişeyle kasabada rastladığınız insanlara sorarak doğru yolu bulmak imkanı da bir tercihtir.
Mağara iki kısımdan oluşmaktadır. Birincisi fosil özellik gösteren ve sırasıyla yaklaşık 40; 25; 20; 30 m'lik dikey inişlerden oluşan kısım; diğeri geniş salon kısmıdır. Yeryüzünden 130 m. aşağıda yer alan dev salonun tabanı çamur ve yarasa gübresi kaplıdır. Mağarada perde oluşumlar; bayrak ve duvar sarkıtları; mağara sütleri gibi çok çeşitli oluşuma rastlanmaktadır. MAD tarafından -130 m'de yer alan salonun; Türkiye'deki dikey mağaralarda bulunan en geniş salon olduğu belirtilmektedir.

Yukarıda Mağaranın salon kısmını ve MAD mensuplarının mağaraya ilişkin inceleme resimlerini görmektesiniz. Mağara kâşifleri ve tutkunları bu maceraya kendi bireysel gözlemlerini eklemekten kaçına¬ma¬ya¬caklardır. Ben çok niyetlendim ama uzman bir rehber bulamadığım için yaşımın refleksleri yavaşlatan etkisinden de korkarak vazgeçtim her seferinde.
Haritası da yukarıda gösterilen mağaranın en yakın zamanda turizme açılması Güneysınırlıların ortak dileğidir. Türkiye’nin gizli hazinesi olarak şimdilik ziyaret edecek macera düşkünlerini beklemektedir. Herkesin görebilmesi için Özel İdare-Belediye el ele verip merdivenler döşemek; aydınlatmak ve bilet kesmek için bir görevli istihdam etmesi gerekir. O zaman halka da açılır. Ancak o günlerin çok yakın olduğunu söyleyemeyeceğim.
Şimdilik macera tutkunları bu zenginliği görebilecektir. Önce niyet edip sonra kararlılıkla ve tecrübe ile iniş takımları ve ekipmanları varsa bu keşfi gerçekleştirebilir.
AKTÜRBE
Güvercinlik mağarasını gördükten sonra Gürağaç (Armusun)’a gelip Aktürbeyi ararsınız. Selçuklular döneminden kalan sekiz köşeli tipik Selçuklu kümbetlerinin bütün özelliklerini taşıyan Aktürbe köy mezarlığının tam ortasındadır. As-Arena levhaları yolunuzu bulmanıza yardımcı olur.
Artık Kayaağzı-Habiller yolu üzerinden Yerköprü Şelalesine doğru yola çıkabilirsiniz. Zaten çıktığınız yol size kendinizi haber veren, kişiliğinizi ortaya seren bir işarettir.
Yolda sizi sebiller, dinlenme ve manzara seyretme alanları karşılar. Mevsimi ise yol kenarında dut ağaçlarını görürsünüz. Beyaz dutların tadına bakmak gerekir. Yolda durup su içmek ve sebiller önünde resim çektirmek de kendine yapacağın bir ikramdır.

Yolda Göksu hidroelektrik santralına veya bir mermer işletmesine dair levhalara izleyip anayoldan çıkmadan hedefe doğru sabit durmak gerekir. İklim, hava size bin kanat takmış uçurmak üzeredir. Şelaleden önce kartal yuvası gibi dağların en yüksek yerlerine kurulan köyleri ve minarelerini görürsünüz zaten. Şelale levhasını izleyip suyun içinden geçerek park yeri bulmak için dikkatinizi toplamanız gerekir. Otomobilinizin altını sürtmemek için yavaş gitmenizde isabet var. Yazın Süleyman Amcanın pansiyonu hizmetinize hazırdır. Geceleri şelalenin sesini dinleyerek uyumak doğanın müziği eşliğinde müstesna bir gece geçirmenizi sağlar. Alabalık yemek de cabası.

Yerköprü Şelalesini görenler; koskoca ırmağın kaybolduğu yeri ve yer altında 500-1000 metre kaybolduktan sonra tekrar ortaya çıktığını gözden kaçırmasınlar. Yoksa şelaleyi gördüm demeleri hem doğru hem yalan bir iddia olur.

Yerköprü Şelalesi ismi bir köprüde kaybolan koskoca nehrin şelale olarak yeryüzüne çıkması nedeniyle verilmiştir. Başka şelaleler gibi değildir. Gizemi vardır; herkese görünmez. Sırları vardır özellikle aramayanlar bulamaz. Hikmeti vardır; kitaplarda yazmaz; herkes anlatmaz. Siz şelalenin yanı başında keşfetmek için derin düşüncelere dalarsanız; durup dinlenirseniz ancak o zaman fark edebilirsiniz. Baharda kirazı vardır; yazın üzümü; güzün şeftalisi; çileği… Teraslarda bağ-bahçecilik yapan Sarıhacı köylüleri, Bademli ve Çakallar gibi köyler Avrupa’ya ihraç edilen kirazlar yetiştirir. Avrupalıya layık bu kirazlar yerlilere ancak Yerköprü Şelalesine gittiği zaman nasip olur. Yazın şelalenin altına girip soğuk sularda yenilenmek için şortunuz yanınızda olsun. Ayrıca etiniz, balığınız olursa piknik yapılacak yerler de vardır:

Piknikten Sonra Bademli’yi Çakallar (Çiftepınar)’ı geçip tepede bir yerde durursanız Yerköprü Şelalesini kuşbakışı izler; vadinin ortasında Göksu’nun kıvrılarak akışını ibretle seyredebilirsiniz. Nehrin iki yanındaki dağların ortaya koyduğu manzara ile kendinizi aşkın duygular içinde bulabilirsiniz. “Şelale hacısı” oldunuz demektir artık.
Buradan ister Karaman’a yol alıp Mersin’e geçmeyi deneyebilir, ister Hadim’e doğru inerken bir kavis çizip Mavi Tüneli gördükten sonra Sarıoğlan’dan Konya yoluna çıkabilirsiniz.
Bu gezi Konya’ya misafirleri gelen kişi ve kuruluşlar için bir günlük gezi olarak da planlanabilir. Hepsini bir gün içinde doya doya seyreder, keşfedilmemiş coğrafyaları gezer; sonra Konya’da ne kaçırdım duyguları içinde bir eksiklik hissetmezsiniz.
Yine de seçim size kalmış. Ovanın obruk ve çukurlarında bir gezi de tercihiniz; Güneysınır hazinelerini keşfetmek de bir tercihtir. Tercihler insanı ele veren işaretlerdir. Kişiliklerinizi ele verir. Kaybolmadan yeni keşifler yapmak mümkün değildir.
Güneysınır size kaybolmayı ve yeniden yapılmayı vaat eder.
Daha ne olsun!
Yasal Uyarı: Sitemizde Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları www.guneysinirhavadis.com haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.