
Fatih; ismi fail; racul yani erkek. Peki, bunun dişili nedir? Fatiha. (Arif ve Arife; Emin ve Emine; Kerim ve Kerime… gibi) Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi. Ne yapıyor; Fatih gibi güçle; savaşla kılıçla açmıyor kaleleri; önünde kapılar açılıyor insanın. Fatiha ile. Hayata ve ölüme dair kapılar.
Hayatımızın mekânı Güneysınır, kapıları kapalı. Hayata ve ölüme sımsıkı kapanmış bir halde. Kar her yandan bembeyaz bir örtü serdi. Geçmişin üzerine bir sünger çekti. Bugünün, hâlin, şimdikinin içinde bir çıkış arıyoruz. Bu yüzden namazlarda, her toplantıda “-el-Fatiha!” çağrısı ile Fatihalar okunuyor.
Peki, kapı ve pencereler neden açılmıyor? Dış dünyamıza ve iç dünyamıza.
Çünkü öyle bir beklentimiz yok. Fatiha’nın önümüze açılmış sofrasının farkında değiliz, Fatiha’nın kendiliğinden içeri almaya hazır bir halde önümüze açtığı yollardan gitmeye; bir yola mahkûm olduğumuzu bilmeye; yolda yoldaş aramanın ve yolcu olmanın kadrü kıymetini anlamaya vaktimiz yok.
Güneysınır kalabalıklar içinde yapayalnız bir hayat sunuyor her birimize. Yalan dünyanın yalan bir mekânı olarak. Her yanımızda insanlar var ama içimizde saya saya bitiremediğimiz insanlar yok. İçimizde bir ıssızlık var. Bu ıssızlıktan korktuğumuz için; kahvelere gidiyoruz; camilere, ev gezmelerine. Yalnız kalmaya tahammül edemiyoruz.
Yalnızlıktan korkuyoruz. Kalabalıklar içinde Fatiha’nın açtığı kapılara sığmayacağımızı kabulleniyor; bunu mazeret yapıyor ama tek başına girmeyi de göze alamıyoruz.
Güneysınır küçük nüfusuna rağmen kalabalıkların uğultusuna bürünmüş bir ses çıkarıyor. Yalnızlığın bütün sesleri kendi içine kapanmış. Kış günleri ve geceleri boyu sobaların çevresinde halka olmuş insanların hiç yaşamadığı bir yalnızlık. Farkında olmadığı; olunca büyük bir korkuyla kahvelere ve camilere, binalara koştuğu bir yalnızlık korkusu.
Oysa mezarlıklar bu yalnızlığın cisimleşmiş anıtları. Sadece Hüvel Baki! İnsan ölümlü ve ölüme yaklaşmakta her an.
Dünyayı gezip yaşayacaksın ve dönüp dolaşıp gelip Güneysınır’da öleceksin. Güneysınır’da ölüm de kalabalıkla. Tek başına, yalnız ölmezsin; ölemezsin. İki sıra olan insanlar arasında bir acele ile tabutun elden ele aktarılır ve zaman geçmeden gömülürsün. Herkes dağılır ve kalakalırsın tek başına. Yapayalnız.
Bu dünyada yalnızlığa çalışmadığın için dersine çalışmamış öğrencinin sınavda terlediği gibi terler durursun.
Yasal Uyarı: Sitemizde Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları www.guneysinirhavadis.com haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.



