GÜNEYSINIR KİME KATLANIR?
Mustafa EVERDİ
Güneysınır verimli toprakları, güzel havası, suları, ormanlık alanları, coğrafi güzellikleri ile elimizin altında. Biz üstünde yaşıyoruz.
Milyonlarca yıl süren toprak oluşumu, dağları, nehirleri, şelaleleri ile bir güzellik halinde önümüzde uzanıyor Güneysınır. Verimli topraklar tohum bekliyor. Hayatı yükselten fikirler istiyor. Yaşayanlar Güneysınır’ı hak edecek hizmet üretiyorlar mı?
Kim katlanıyor birbirine?
Biz Güneysınır’a mı Güneysınır bize mi?
Verimli toprakların şifresini çözenler bir yılda üç defa ürün alıyorlar. Tarlalarda sürünen ve kahve önlerinde lafın belini kıranlar iki senede bir hasadı zorluk ve güçlükle yapıyorlar. Bize sunulan nimetlere biz nasıl teşekkür ediyoruz? Yarın için çocuklarımıza bir ağaç dikiyor muyuz?
Gittiğimiz baklalıkta piknik alanlarını çöpe çevirirken bir damla gözyaşı döküyor muyuz?
Yoksa Mehmetali Köyünden Mustafa Tutal gibi sevgi ağaçları aşılamak ve meyve-sebzenin en güzelini üretmek için bir destan yazmayı göze alıyor muyuz? Avrupa’dan emekli olduğu, gül gibi geçinecek geliri olduğu halde toprağı sevgiyle arşınlayan, her yıl yeni fidanlar üretmek için çabalayan bu insanın varlığından ve içindeki toprağa olan aşkından haberimiz var mı?
Yüksek okulumuz bile var. Okul Güneysınır’ın içinde, peki, hayatın içinde yer alıyor mu?
“İsteksiz öğrenci, parasız âşıktır. Hünersiz yolcu kanatsız kuştur. Amelsiz bilgin, meyvesiz ağaçtır. Bilgisiz zahit, kapısız evdir” demişlerdir.
İstekli öğrenci, hüner sahibi yolcu, amel eden âlim, bilgili zahit miyiz? Böyle olmak için bir çabamız var mı? Yoksa ahkâm kesip insanlarla alay ediliyor diye bu yazılara hayret mi ediyorsunuz?
Vaktin birinde bir yerde kervanı soymuşlar; hesapsız bir serveti alıp götürmüşler. Tüccarlar ağlamışlar, inlemişler, Allah ve peygamber hakkı için yalvarmışlar. Faydası olmamış.
Lokman Hekim de orada imiş. Tüccarlardan biri;
“Hikmet ve öğüt olarak eşkıyaya birkaç söz söyle. Belki malımızın birazını olsun bize bırakırlar. Bunca servet yabana gitmesin, yazık olur” demiş.
Lokman hekim şöyle cevap vermiş;
“Asıl onlara söylenecek hikmetli söze yazık olur!”
Çelik kollu kişi ile pençeleşen kendi gümüş bileğini incitmiş olur. Herkesin hesabı tutmaz ama ahı tutar. Ah almaktan sakının! Hakkın hatırını yıkma; Hakkın hatırı âlidir, yıkanlar iflah olmaz, demişlerdir..
Güneysınır’ı yaşanılır kılan üstünde yaşayan insanların güzelliğidir. Yoksa kötülük zaten kendine bir akış bulur.
Güneysınır’da çekildiğimiz yalnızlık; çok sarp ve dik bir dağın tepesinde yaşanıyor sanki. Burada yalnızlığımıza ancak gagalarında kartallar bir ümit getirebilir.
İçimizde bir kartal mı uyuyor yoksa bir karga mı?
Yasal Uyarı: Sitemizde Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları www.guneysinirhavadis.com haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.



