ORUÇ SİZİ TUTAR GÜNEYSINIR’DA
Mustafa EVERDİ
Güneysınır yeni bir döneme hazırlanıyor. Güneysınırlılar bu yeni dönemin beklentisi içindeler.
Gelen ne müjdeli bir haberdir, ne bir piyango ikramiyesidir ne de bulunmuş bir maldır. Daha yükseklerden, yücelerden gelen bir haberin devr-i daim mevsimidir. Artık Güneysınır bütün İslam Dünyası ile birlikte sahura kalkacak, oruç tutacak ve iftar bereketleri ile sofraya oturacak.
Güneysınır ağustosun ortasında müminleri kendi özüne, kalbine, gönlüne bakıp yaralarını onarmasını istiyor. Gizliden sınava tabi tutuyor. Güneş yaktı ama mahsul bol oldu bu sene. Topraktan çıkan nimetler evlere taşındı, ambarlara dolduruldu, ofise teslim edildi. Teslimden itibaren bir ayı dolanlar devletten paralarını almaya başladılar.
Camiler teravih için bizi bekliyor. Sahurda davulcular uyanmamız için tokmağı daha bir hırsla vuruyorlar. Evlerde bir telaş; sahur ve iftar yemekleri için hazırlıklar yapan mümine kadınlar önümüze bereket sofraları sunuyorlar. Müezzinler yanık seslerle okudukları kasetleri döndürüyorlar. Minare tırmanmak, döner merdivenleri çıkmak, her yetişenin ezan ve sala okuduğu devirler geçip gitti. Makam ve usul içinde tadili erkana uyan ezanlar bizi kendine çağırıyor.
Şimdi artık konserve ezanlar okunuyor. Camilerde imamlar bizzat ve bedenen hazırlar. Bizimle yatıp kalkıyorlar. Cemaatin enerjisi imamlara geçiyor, orada oluşan sinerji bütün Güneysınır’a yayılıyor.
Bakalım biz oruç mu tutacağız? Yoksa oruç bizi mi tutacak?
Sahi kim kimi tutar acaba?
Bizim orucu tutmamız aç kalıp orucu bozan eylemlerden kaçınmaktır. Güzellikler varsa dışarı taşandır. Ben orucum, sinirliyim, ananı avradını… diye başlayan konuşmalar edebe aykırı ve oruç tutana yakışmayandır. Güneysınır'da rastlanmayandır.
Orucun bizi tutması; işte beklentimiz budur?
Oruç bizi tutarsa; insan melekleşir, günahkâr eylemleri bırakın aykırı düşüncelerden bile uzaklaşır.
Artık paylaştığımız sevgidir. Sevgi görünmez; biz bunu ekmeklere, yemeklere, çaylara katıp ikram ederiz birbirimize. Görünmez ama ambarlarımızı, evlerimizi, yüreklerimizi doldurandır.
Güneysınır semalarında her gece bir nur iner ve kısmeti oranında dağılır evlere.
Kimse farkında olmaz. Olanlar bunu söylemez. Yazan haddi aştığından yazar.
Kul, malına, mülküne, evlatlarına, makamına güvenmeye başlayınca azar. Bir rahimde yapışık bir etten çoğalan insan bu kibre nasıl ulaşır?
Bizi topraktan yaratan mayamıza sevgi katandır, cömertlik dostluk vefa.
Güneysınır bizi kuşatandır ve oruç bizi tutan?
Daha ne ister insan?
Yasal Uyarı: Sitemizde Yayınlanan köşe yazıları ve
haberlerin tüm hakları www.guneysinirhavadis.com haber gazetesi
ve yazarına aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı
özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü,
alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Örnek: yazının bir bölümü alınarak yazının altına (yazının tümünü okumak için tıklayın)
yazılarak linke yazının alındığı sayfa bağlanabilir.



