Güneysınır'da herkesin meşgul olduğu bir uğraşı var, kimse boş değil. İşi var diyemiyorum; memurlar mesai saatlerinde futbol turnuvaları düzenliyor, başkanlar odalarındaki çiçekleri saymakla ilgililer, ilçe sakinleri kahvelerde fayans döşemekle, evlerini güzelleştirmek için temrinler yapmaklameşguller. Ola ki bi uzmanlık gerekirse, fayans döşemek de bir sanat. Tarlalarda bizleri bekleyen işler çok ama yaşlılar camiden çıktıktan sonra saman, gübre ve köpekler üzerine saatlerce sohbet edebiliyorlar.
Gökyüzünün altındaki her şey çok küçük; sanki dünya Güneysınır'a sığdırılmış. Dağların çerçevelediği yemyeşil bir ova; gelincik çiçekleri ile kırmızı bir oya gibi önümüzde. Ova gözün alabildiği ufuk çizgilerinin sınırlarını çiziyor. Bu yüzden bir ırmağa, denize, okyanusa uzanamıyor ufuklarımız.
Her ev bir gezegen Güneysınır'da. Birbirinden binlerce ışık yılı uzakta. Dünyaya yetecek sevgi; bu evlerden, çağları aşacak fikirler kafalardan üretiliyor ama hiçbiri birbirine değmiyor, Güneysınır'da. Herkes ya susmuş oturuyor, ya yumruğunu masalara vuruyor ya da sigara içiyor. Aslında her evden bir “imdat” sesi yükseliyor ama Güneysınır'ın sesi kendisine yetmiyor.
Yaşlı insanlar kalın giysilere bürünmüş, başlarında bereler, yorgun hareketlerle ağır perdeleri açıyor ve yavaş yavaş gezegenlerin arasında salınıyorlar. Sağa selam veriyor, solu azarlıyor, sonunda kendilerinden hoşlanmayan birilerinin yanına oturup konuşmaya başlıyorlar. Sanki Güneysınır yarı açık yaşlılar yurduna dönmüş, bir kıpırtı görülmüyor, dinamizme rastlanmıyor. Güneysınır bir hüzne bürünüyor. Kıvanç, sevinç, özlem birbirine karışmış. Karmakarışık bir ruh hali çökmüş üzerine...
Bu köyün gençleri askere gidiyorlar. Bütün ilçe asker duası için bir araya toplanan kalabalığın nereye kaybolduğunu merak ediyor ve bu kalabalığı yeniden arıyor. Askerlik yaşlılara güç ve savaşma isteği veriyor ama savaşmak için güçlü gençler askere gittiklerine göre onlara askerlik hatıralarını anlatmaktan başka bir şey kalmıyor artık. Sekiz sene, dört sene askerlik yaptığından mı, yoksa askerde görüp gezdiği yerlerin güzelliğinden mi, çavuştan yediği tokattan mı ne istersen var bu anılarda. Askerlik başa sarmıyor, gençlikleri yorgun ve hasta bedenlerine tekrar sızacakmış gibi bir umutla askerlik sohbetleri sürüyor günboyu.
Gençlere büyüklerin yanında söz düşmez Güneysınır'da. Gelenek etkisini sürdürüyor, birçok yerinden yaralansa da. Bu yüzden Güneysınır duvarları asker yazıları ile dolu: "En Büyük Asker 89/2..., Fark Var, 89/2 Var..., Alayına İsyan..., Dönerim dediysem dönerim..., O şimdi asker..., Kızlar size, vatan bize emanet." Arada bu ilkeye itiraz edenler de var. Bize bir emanet bırakmamak için, güvenilmez bir devire geldiğimiz için “ Vatan bize, kızlar da bize emanet” diye yazmışlar duvarlara tek tük.. Herhalde emanete bırakmak yerine kızların resimlerini ceplerine koyup yanlarında götürecekler.
Yıllarca susan çocuklar büyümüş askerlik çağına gelmiş; rüşde erdiğini duvar yazıları ile haykırıyorlar. Babalar, anneler, dedeler çocuklarının büyüdüklerinden habersizdiler. Şimdi gelen sülüsler bunu resmen haber veriyor. Evlerde tatlı bir telaş, misafir ağırlama, yemekler, hediyeler, asker ziyaretleri... Güneysınır da bir canlanma, kıpırtı ve dinamizm.
Güneysınırın ufuk çizgisi bile deliniyor, Manisa, Kütahya, Balıkesir, Ankara'ya uzanıyor artık. Yaşlıların arasında yaşlanmaya başlayan gençler canlanıyor, geceler düzenliyor, askere sevk şenlikleri her evin ortak konusu oluyor artık. Yoksa Güneysınır sıkıntıdan patlayacak.
Bahar geldi, tabiat canlandı. Ektiklerimiz bizden ilgi bekliyor. Tarlalar traktör sesleri ile şenlenecek, bağlardan yaprak toplanacak ve evin temel direkleri askerde olacak yakında. Annelerin bir gözü yollarda, babalar asker harçlığı derdinde. Askere gidenin evlenmesi de yaklaşmış oluyor doğal olarak. Düğün masrafı, geline hazırlanacak ev telaşı, göz açıp kapayıncaya kadar kapıları çalacak. Allah devlete zeval vermesin, çocuklarımızın acısını göstermesin. Her umuda, endişeye, tedirginliğe, geleceğin bilinmez sürprizlerine rağmen hayat devam ediyor.
Bugünlerde gençler askere gidiyor ve dilllerinde "O şimdi asker; Güneysınır'ı kim bekler?" Siz sınırları ve vatanı bekledikçe Güneysınır emin ellerde evelallah. Merak etmeyin gençler.
Gökyüzünden bir tek turna geçmese de askerlerin cep mesajları bize turnalardan gelen haberler yerine geçecek.
DÜŞÜNCELERİNİZİ VE YORUMLARINIZI AŞAĞIDAKİ YORUM BÖLÜMÜNE MUTLAKA YAZINIZ....
Güneysınır artık günleri sayıyor.



