Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
14 Ocak 2009 Çarşamba 21:11
  Çetin Oranlı
  merhaba
Ne Ağır Bir Vebal!
* Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde, adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan ve eski taahhütlerini unutmayan insan, mükemmel insandır. (Konfüçyüs)
 
İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırıma dönüşen sistematik katliamlarına protesto gösterileri, basın açıklamaları, hamaset nutukları ile tepki göstermek yeterli mi? Hem yönetenlerin, hem de sade vatandaşların bu konuda yapabileceği şey ‘konuşmakla mı’ sınırlı? Dahası bu konuda hepimizin üzerine ağır bir vebal olarak çöreklenen acı sorumluluk-ortaklık yok mu?
Katliamlardaki acı sorumluluğumuzu şöyle izah edelim. Bilindiği gibi Konya 3. Ana Jet Üssü’nde NATO kuvvetleri ile İngiltere ve Fransa başta olmak üzere üye ülkelerin hava kuvvetlerine ait uçaklar savaş eğitimi yapıyor. ABD ve İngiltere’nin Irak, Afganistan ve Filistin’de yapılan katliamlarda sorumluluğu hepimizin malumu. Ama en düşündürücü olanı NATO üyesi olmadığı halde İsrail’in bu tatbikatlara-savaş eğitimlerine katılması, İsrail pilotlarının Gazze’de uyguladığı soykırımın hazırlığını –çaktırmadan- Konya semalarında yapmasıdır. (İsrail’in Gazze saldırısının hazırlığına ateşkesin ilan edildiği tarihte, bundan yaklaşık 6 ay önce, başladığını hatırlatırım.)
Anadolu Kartalı Tatbikatları arşivini şöyle bir kurcalayalım. 2008 yılının son tatbikatı Türkiye, Pakistan ve NATO güçlerine ait savaş uçaklarının katılımıyla 3-14 Kasım tarihleri arasında yapıldı. Yani bu tatbikatta İsrail yoktu. Ancak –hazindir ki- 8-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen bir önceki tatbikat, İsrail hava kuvvetleri unsurlarının katılımıyla icra edilmişti. Bu tatbikata İsrail’in yanı sıra ABD, İtalya, NATO ve ev sahibi Türkiye’nin hava kuvvetleri unsurları katılmıştı. İsrail’in Konya semalarında katıldığı bir önceki tatbikat 2008-3 Eğitimi’nden tam üç yıl önce; 14-25 Kasım 2008 tarihleri arasındaydı. O tatbikattan sonra İsrail, Lübnan topraklarını işgal etti, büyük katliamlar yaptı, sivillere ölüm kustu. Konya semalarında rahat rahat eğitim gören İsrail pilotları, mazlumlara bomba yağdırmıştı. O dönemden sonra İsrail unsurları, kamuoyunda oluşan tepkilerin de etkisiyle yaklaşık 3 yıl boyunca Anadolu Kartalı Tatbikatlarına katılmamıştı.
Aradan 3 yıllık zaman geçti; Başbakan İsrail’e yönelik sarf ettiği, ‘soykırım’ tepkisini unuttu, diplomasiyi kullanarak Ortadoğu’da barış için çabalarken İsrail pilotları 2008’in üçüncü tatbikatında Konya semalarındaydı…
Sizce 8–19 Eylül tarihleri arasında Konya semalarında savaş eğitimi yapan İsrail uçakları-pilotları, neyin hazırlığını yapıyordu? Cevabı belli ve 3 yıl önceki fotoğrafın bir diğer versiyonu; elbette ki 26 Aralık’tan itibaren Gazze’ye yağdırılan tonlarca bombanın. İsrail için tatbikatların gizli gündeminde bugün anlaşılıyor ki Gazze saldırısı vardı… Bunun için Konya semalarından daha uygun yer bulamazdı İsrail pilotları… Malum olduğu gibi; katil İsrail pilotlarının oldukça küçük yüzölçümüne sahip olan ülkelerinde rahat rahat tatbikatlar gerçekleştirebilmesi mümkün değil. 2001 yılından bu yana İsrail uçakları-pilotları 5 defa Konya semalarında eğitim yaptı.
Bu ağır vebal hepimize yeter…
Peki, bu vebal olduğu gibi kalmalı mı, hatayı telafi etmenin hiç mi yolu yok? En azından bundan sonra doğabilecek acı sonuçlarda ülke olarak vebalden kurtulmak için ne yapılmalı? Yönetenlerin yapması gereken ilk şey; İsrail uçaklarının Konya semalarında cirit atmasını, pilotların burada savaş eğitimi almasını sağlayan askeri anlaşmaların yırtılıp çöpe atılmasıdır. Hükümet eğer Hükümetse ve söylediklerinde samimiyse daha fazla vebale girmeden bunu derhal yapmalıdır. Askerlerimizin katil İsrail pilotlarının Konya semalarında cirit atmasından hiç memnun olduğunu zannetmiyorum veya en azından bunu düşünmek bile istemiyorum… Sivil toplum kuruluşları da bu konuda harekete geçmeli, yönetim mekanizmalarını zorlamalıdır.
Ve elbette Konya’yı yönetenler de kendilerinden beklenen duruşu sergilemelidir. Zamanında Halil Ürün’ün, Mustafa Özkafa’nın İsrail’in yaptığı katliamlar karşısında sergilediği hassasiyetin günümüzde hiçbir yansımasının olmaması düşündürücüdür.
Hatırlanacağı üzere İsrail Büyükelçisi Gabby Levy 16 ve 17 Aralık’ta Konya’da bir takım ziyaretlerde bulunmuştu. Ben ne olursa olsun diplomasiden hiçbir zaman vazgeçilmemesi gerektiğine inanıyorum. Ancak bu tür diplomatik ziyaretler esnasında kamuoyunun nabzının tutulduğunu, ülkelerin gerektiğinde planlarını buna göre revize edebildiğini de hepimiz biliyoruz. O ziyaretlerde Konya’yı yönetenler net bir şekilde ‘Filistinlilere uyguladığınız baskı ve katliamlara son verin, bunlara yenisini eklemeyin’ mesajını vermeliydi-verebilmeliydi. Konya’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel atmosferin gerektirdiği duruş sergilenebilmeliydi. Ama olmadı; birisi çıkıp da Halil Ürün kadar olamadı…
Bari elimizden geleni yapabilmek için bir sonraki katliamı beklemeyelim; Konya semalarında İsrail uçakları utancına artık son verelim.
Hepimize hem bu konuda, hem de ‘ticari’ alanda görev düşüyor. Ticari alanda düşen görev de şu; paramızı hangi ürünlere verdiğimize, kimleri finanse ettiğimize dikkat edelim…
Aksi halde İsrail’in bombaları altında can veren çocukların çığlığı er geç yakamıza yapışacaktır…
Bu ağır vebale artık daha fazla tahammül etmeyelim…
Bu yazı toplam 724 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

Betül Gümüşok
Betül Gümüşok
Mustafa Everdi
Güneysınırda Yaşamak
Mustafa Everdi
Güneysınır’da Yaşamak
Fehmi Koru
yeni şafak
Çetin Oranlı
merhaba
Mehmet Altan
http://www.mehmetaltan.com
Seyfullah Gümüşok
merhaba gazetesi
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.5070
€ Euro
1.9620
IMKB
59.867
Altın
56.99
    NEVSEHIR 31.07.2010
İmsak
-
3:54
Güneş
-
5:34
Öğle
-
12:55
İkindi
-
16:44
Akşam
-
20:03
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
© 2007-2008Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır