Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
08 Ocak 2009 Perşembe 22:11
  Çetin Oranlı
  merhaba
Spielberg'imiz Yok Ama Yapabileceklerimiz Var!
* Ancak, kendi kabuğunun ardına gizlenirsen, seni bulmaya çalışmak, bir işe yaramaz. (Halil Cibran)
 
Dün bütün yaygın gazetelerin birinci sayfalarında istisnasız aynı fotoğraf vardı; yan yana üç masum çocuk cesedi ve başlarında çaresizce ağlayan Filistinli baba... İnsan olanın kanını dondurmaya, gözlerini yaşartmaya yeten bu acı manzara, Gazze’de son 10 günde benzeri yaşanan büyük dramlardan sadece bir tanesi…
Öyle büyük bir acı yaşanıyor ki, bunu ifade etmek için kelimeler yetersiz. İsrail ordusu, Nazilerden de beter. Yazık ki Filistinlilerin bunu anlatabilecek Steven Spielberg’i yok! Amerikan Yahudisi yönetmenin Oscar ödüllü Schindler’in Listesi’ni izleyenlere bir sahneyi hatırlatayım; Nazi katliamı siyah beyaz fonda sürerken kırmızı giysili sarışın bir Yahudi çocuğunu giriyor sahneye… Görüntü siyah beyaz verilirken sadece bu küçük kız kırmızı giysisi ile renkli olarak sunuluyor, insani duygular harekete geçiriliyor. Kırmızı giysili kızın ölüme giden yolculuğunu izlerken ister istemez insanın yüreği burkuluyor… Önceki gün sadece 20 küçük çocuk Gazze’de günümüzün Nazileri İsrail Ordusu tarafından katledildi. Ama onların bu acı sonundan dünyaya yansıyan şey Spielberg’ün önemli bir kısmı abartılı kurgusal nitelik taşıyan filmi değildi; hayatlarını tehlikeye atarak vahşeti görüntüleyen gazetecilerin dünyaya geçtikleri tamamen gerçeği yansıtan fotoğraflardı…
Bu öylesine büyük bir acı ki; her türlü iç tartışma küçülüyor, önemsizleşiyor… Üzücü olanı ise şu; ne ülkeyi yönetenler, ne de insanlarımızın büyük çoğunluğu ‘ah-vah’ çekip tepki göstermekten ötesini yapmıyor veya yapamıyor!
Bir gazeteci olarak kendi coğrafyamızda kardeşlerimizin kanı dökülürken siyaset ağırlıklı yazmak bana uymuyor; böyle bir şey en azından benim bakış açımla gazetecinin sorumluluğunu ihmal etmesidir…
Öyle ise birkaç manzara aktarıp Gazze konusunda üzerimize düşenleri hatırlatmak üzerime vazifedir…
Cumartesi günü sivil toplum kuruluşlarının yaptığı ve halkımızın da büyük ilgi gösterdiği ‘Filistin’e Destek Mitingi’nde bir detayı gündem toplantısında arkadaşımız Uğur Elmas aktarmıştı…
Protesto esnasında bazı vatandaşlarımız, ceplerinden o meşhur Amerikan sigarasını çıkarıp yakmış… Bir protesto mitinginde Amerikan emperyalizminin sembolü sigaralardan birisini içmek yaman bir çelişki değil mi? Katil İsrail’in hamisi, Irak’ta 1,5 milyon insanı katleden Amerikan markalarını Türkiye’de sıfırlamanın zamanı gelmedi mi?
Geçtiğimiz yıllarda yaz döneminde yapılan bir diğer protesto gösterisinde de (ABD’nin Irak’ta uyguladığı katliamlara ilişkindi) bazı gençlerimiz, serinlemek için ABD’nin o meşhur meşrubatından içmişti…
Şimdi ölüm uykusuna yatan, Filistin’de 1980’li ve 2000’li yılların başında katliamlar yapan Sabra Şatilla kasabının adını taşıyan deterjanın alanında en çok satan ürünler arasında yer alması da düşündürücü değil mi?
Tarım ülkesi olan ve en kaliteli çayların üretildiği ülkemizde illaki yabancı markalı çayı almayı marifet sayanlara ne demeli?
Günümüzde her alanda, özellikle de gıdada bolca yerli alternatif marka varken, insanlarımızın reklamlara kanıp emperyalizmin-siyonizmin destekçisi yabancı markalara ve onların uzantılarına yönelmesini, böyle bir aymazlığa düşmesini anlamak mümkün değil…
Kimi insanlarımızın marka tutkunluğunun bu duyarlılığın önüne geçebilecek olması üzücü… Şimdi Tüketiciler Birliği’nin ‘Cephane Bizden Değil 2’ kampanyasını başlatma zamanıdır…
Tüketicinin birinci elden yapabileceği ilk şey şu; emperyalizmin destekçisi markalardan uzak duracağız, yerli olduğundan emin olduğumuz ürünleri kullanacağız, üreten firmalara bakıp tercihimizi ona göre yapacağız.
MUSTAFA KALAYCI’NIN DUYARLILIĞINI BÜTÜN VEKİLLERİMİZ GÖSTERMELİ
İsrail uçaklarının Konya semalarında yaptığı tatbikatlarına ilişkin milletvekilleri cephesinden bir tek MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’dan tepki ve ‘İsrailli tatbikatlar son bulsun, askeri anlaşmalar iptal edilsin’ çağrısı geldi. Milletvekilliğinin gerektirdiği duyarlılığı sergileyen Mustafa Kalaycı’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Umarız CHP Milletvekili Atilla Kart da, sorunlara ve haksızlıklara karşı her zaman gösterdiği duyarlılığı bu konuda da ortaya koyar, soru önergesi ile konuyu Meclis gündemine taşır. Hatırlanacağı üzere Atilla Kart, geçtiğimiz günlerde verdiği soru önergesinde İsrail’den alımı geciken insansız hava uçakları konusunda devletin zarara uğratıldığını öne sürmüştü. Bu konuyla ilgili tatmin edici bir açıklamanın kamuoyuna yapıldığını zannetmiyorum.
Diğer taraftan AK Parti Konya milletvekillerinin Gazze’de yapılan katliamlarla ilgili sessizliği, bu konuda inisiyatif alamamaları üzüntü verici… Milletvekillerimizin hepsinin içinin acıdığını tahmin ediyorum. Ancak yapmaları gereken ve kendilerinden beklenen şey; Meclis’te girişim başlatıp etkin bir şekilde sonuç alınabilecek reaksiyonlar sergilemeleridir.
AK Partili vekillerimizden hangisi şimdiye kadar Konya 3. Ana Jet Üssü’nde katil İsrail’in uçaklarının uçmasının önüne geçebilecek bir hamle yaptı, İsrail ile askeri işbirliğinin sona erdirilmesi için hangi çabayı sarf etti?
Vicdanlarına güvendiğimiz vekillerin harekete geçmesini, kendilerinden beklenenleri yapmasını temenni ediyorum…
O BOMBALARDA TÜRKİYE’NİN KATKISI VAR!
Konuyu İsrail ile yürütülen askeri işbirliğine getirmişken Can Dündar’ın Milliyet’te dünkü yazısındaki hatırlatmasına ve harika tespitine yer vermek istiyorum:
“2002 yılında İsrail yine Filistin’de katliam yapınca o günün muhalefet lideri Erdoğan, şunları söylüyor: “Bu terör karşısında Türkiye’nin İsrail’le imzaladığı M-60 tanklarının modernizasyonuna ilişkin anlaşmayı askıya alması gerekir… Eğer mevcut hükümet Türkiye’nin gücünün farkında değilse yazıklar olsun. 700 yıllık Türkiye, tanklarını modernize etmek için 50 yıllık İsrail’e muhtaç oluyorsa, bu kara kara düşünülmesi gereken bir unsurdur.”
Daha 7 sene geçmemiş aradan... O Erdoğan Başbakan olmuş ve İsrail yine acımasızca saldırmış. Ve saldırıdan birkaç gün önce, Türkiye’nin İsrail’le 167 milyon dolarlık silah alım anlaşması yaptığı İsrail basınına yansımış. Ardından İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii açıklama yapıp, yeni anlaşmayla, Türkiye’nin İsrail şirketlerine havacılık istihbaratı sistemleri için 141 milyon dolar ödeyeceğini bildirmiş. Konuyu İsrail gazetelerinden öğrenen bizim medya, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’e soruyor: “Gazze’deki vahşet karşısında İsrail’le imzalanan silah anlaşmasını iptal etmeyi düşünüyor musunuz?”
Erdoğan’ın sözcüsü Çiçek, “eski Erdoğan”dan çok farklı konuşuyor: “Ülkeler arasındaki işbirliği nedeniyle askeri bağların koparılması söz konusu olamaz. İsrail’le askeri işbirliği, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına hizmet etmektedir.”
Muhalefetteyken “Askeri anlaşmalar askıya alınsın” diyenlerin, iktidar olunca “Aman dokunmayın, böyle kalsın” çizgisine gelmesi ibret verici değil mi?
Taraf’ta Lale Sarıibrahimoğlu “Geçen yıl itibariyle Türkiye ve İsrail arasındaki savunma sanayii işbirliğinin 1.8 milyar dolar olduğunu” yazıyor. Demek “bombaların altında ölen çocukların ahına, savunmasız kadınların gözyaşına” sebep olan bombalarda Türkiye’nin de maddi katkısı var…”
Acı ama haklı… Can Dündar yazısını şöyle sonlandırmış: “Boşuna uğraşmayın! Bizde kim süvari seçilirse seçilsin, devlet atı hep bildiği yöne koşar.”
Bu yazı toplam 199 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

Prof.Dr. H.Mustafa ERAVCI
Larende.com
Mustafa Everdi
Güneysınır'da Yaşamak
Betül Gümüşok
Fehmi Koru
yeni şafak
Çetin Oranlı
merhaba
Mehmet Altan
http://www.mehmetaltan.com
Seyfullah Gümüşok
merhaba gazetesi
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.5010
€ Euro
1.9310
IMKB
61.101
Altın
60.34
    NEVSEHIR 07.09.2010
İmsak
-
4:42
Güneş
-
6:08
Öğle
-
12:46
İkindi
-
16:20
Akşam
-
19:12
Yatsı
-
20:32
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
© 2007-2008Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır