Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
İntikam kokuları alıyorum
07 Ocak 2009 Çarşamba 20:08
Bu sabah yapılan Ergenekon operayonlarını değerlendiren CHP lideri Deniz Baykal tepkisini dile getirdi. 'Türkiye tarihi bir virajı dönüyor' diyen Baykal'ın sözleri...

 

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ergenekon'' soruşturması kapsamındaki gözaltılarla ilgili, ''Ben bir intikam kokusu alıyorum. Neyin intikamı olduğunu herkes kendi gözleriyle değerlendirebilir'' dedi.

Baykal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhuriyet'in çok köklü bir nitelik değişimine sürüklenmek istendiğini iddia ederek, Cumhuriyetin savunulmasına her zamankinden daha şiddetle ihtiyaç duyduğunu söyledi. ''Bu gidiş, iyi gidiş değil. Hepimiz bu konuyu içimizde çok özel bir sorumluluk duygusuyla değerlendirmeliyiz'' diyen Baykal, şöyle devam etti:

''Bu gidişin sonu da iyi değil. Hiçbir istikrarlı hukuk devletinde, demokraside böyle bir tablo ortaya çıkmaz. Bu projeyi yapanlar, uygulayanlar için iyi bir gidiş değildir. Bu projeyi köşesine çekilip sessizce izleyenler için iyi gidiş değildir. Bir anlamda topluma 'alarm' vermek istiyorum. Herkes durumu yeniden değerlendirmeli, üzerine düşeni yapıp yapmadığını kendine sormalı. Sessiz kalanlar, sorumluluğun parçası haline gelir.''

Baykal, ekonomik kriz, yolsuzluk ve işsizliğin hükümeti kuşattığını savunarak, ''İktidarın gündemi, kolektif tutuklamalarla değiştirerek rahatlama imkanına sahip olmadığını'' söyledi. Baykal, ''Böyle gösterişli tutuklamalarla ekonomik krizin, işsizliğin ve yolsuzlukların örtbas edilmesine hiç birimiz göz yummayacağız'' diye konuştu. 

Bir süredir değişik alanlarda, bu doğrultuda gelişmeler yaşandığına dikkat çekmeye çalıştıklarını anlatan Baykal, medya, yargı ve üniversite yapısının değiştirilmeye çalışıldığını iddia etti.

Türkiye'de hiçbir demokratik rejimde karşılaşılması söz konusu olmayan iletişim denetleme düzeni kurulduğunu öne süren Baykal, bütün telefonların Başbakan'ın kişisel takdiriyle yetkilendirilen kişiler tarafından izlendiğini ve denetlendiğini iddia etti. Baykal, ''Medya düzeninde, üniversitede, yargıda hiçbir demokratik rejimin kabul edemeyeceği monopol tesisi çabası, sistematik biçimde götürülmektedir. Bu bir siyasi hegemonya projesidir. Maalesef Ortadoğu koşulları içinde din istismarını da temel alan anlayışla böyle bir hegemonya yürürlüğe konulmak isteniyor. Bu çabanın hedefinde de kişilerin ötesinde Cumhuriyetin ilkeleri, değerleri ve kazanımı vardır. Cumhuriyet, çok köklü bir nitelik değişimine sürüklenmek istenmektedir'' ifadesini kullandı.

''CUMHURİYETE YÖNELİK TERTİPLER ÇOK AÇIK''

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, ''Sizce Cumhuriyet tehlikede mi?'' sorusu üzerine, ''Cumhuriyetin savunulması ihtiyacı, her zamankinden çok daha şiddetle kendisini hissettiren bir ihtiyaçtır. Cumhuriyetin sahiplenilmeye, savunulmaya her zamandan daha çok bugün ihtiyacı var. Cumhuriyete yönelik tertipler, tezgahlar çok açık ortadadır'' dedi.

Baykal, ''alarm'' sinyali ile ilgili sözlerini açmasının istenmesi üzerine, bu kaygılarını 2005 yılından beri dile getirdiğini, Cumhuriyete sahip çıkılması ihtiyacının bugün artık herkes tarafından görüldüğünü söyledi.

''Yapılacak tek şeyin; gidişe tavır takınmak ve sessiz kalmamak'' olduğunu anlatan Baykal, ''Bunu çeşitli biçimlerde ifade edebiliriz. Bunun en etkili ifade edileceği yöntem de sandıktır, seçimdir. Buna karşı, önümüzdeki yerel seçimlerde toplumumuz gereken tepkiyi göstermelidir'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Baykal, ''Dokunulmazlığınız olmasaydı 'beni de alırlar' kaygısı yaşadınız mı?'' sorusunu, ''Öyle bir kaygı yaşamıyorum. Bu, benim de böyle bir kaygı içinde olmamam, böyle bir olasılık düşünülemez anlamına gelmez'' diye yanıtladı. 

Baykal, Türkiye'de yargı bağımsızlığı, hukukun etkin işleyişi ve kanunların öneminin her zaman olduğundan daha fazla ortaya çıktığını ifade etti.

''NEREYE KADAR GİDER, KİMSE BİLEMEZ''

Bir gazetecinin, ''Olay, eski Cumhurbaşkanlarına kadar gider mi?'' sorusuna ise Baykal, ''Bu sorumsuzluğun nereye kadar gideceği ya da gitmeyeceği konusunda hüküm vermek mümkün değildir. Yaşadıklarımızın kabul edilemez olduğunda ittifak bulmalıyız. Bundan ötesini değil, şu ana kadar yaşananların kabul edilemez olduğunu tespit etmeliyiz. Bu, kabul edilebilir olursa hiç kuşku yok, buradan çok daha ileri noktalara gitme ihtimali vardır. Nereye kadar gider, nereye kadar gitmez bunu kimse bilemez'' yanıtını verdi.

Baykal, başka bir soru üzerine, AB içindeki sorumlu insanların, tabloyu daha doğru değerlendirmeye geleceklerini umduğunu söyledi.

''SİYASİ KONJONKTÜR GELİNCE''

Deniz Baykal, ana muhalefet olarak, tespitleri dışında farklı bir eylem planları olup olmayacağının sorulması üzerine, görevlerinin, olayın toplum tarafından doğru teşhis edilmesini sağlamaya çalışmak olduğunu belirtti. Baykal, şöyle devam etti:

''Bu insanlar, görev dönemlerinde herhangi bir suçlamanın hedefi olmuş insanlar değil. Yaptıkları işlerle, faaliyetleriyle ilgili olarak hukuki veya cezai takibatın hedefi haline gelmiş insanlar değil. Görevlerinden ayrılıyorlar, aradan yıllar geçiyor ve o dönemdeki uygulamaları esas alınarak, o dönemdeki uygulamalarıyla hesaplaşmak için şimdi yeni suçlama konuları yaratılmak isteniyor. Çeşitli bahaneler aranıyor. Bugüne kadar başkalarıyla ilgili aranan gerekçelerin hiçbirisinin bulunamadığı açıkça ortadadır. Ortada ciddi delil yok. Şimdi kim tutuklanıyor? Devletin zirvelerinde yıllarca iyi, kötü, beğen beğenme, aynı görüşte ol, olma, görev yapmış insanlar. O görevi yaparken var mı bir hukuk ihlali, ceza soruşturması? Hayır, yok. Sonra oradan ayrılıyorlar. Aradan 3, 4 yıl geçiyor, belli bir siyasi konjonktür gelince, 'artık bunlarla hesaplaşalım, altyapımızı hazırladık, dengemizi kurduk, susturmamız gerekenleri susturduk, ikna etmemiz gerekenleri ikna ettik, önümüz açıktır, yapabiliriz' noktasına geldikten sonra, birden bire bakıyoruz, hukuk süreci harekete geçirilmek isteniyor. Birtakım suçlamalar, davalar... Bunlar siyasetin bir parçasıdır. Büyük ideolojik kırılmalardan sonra böyle hesaplaşmalar, kolektif suçlamalar, karalamalar zaman zaman dünya tarihinde görülmüştür. Türkiye de olağan siyasi sürecin içinden geçerken, şimdi aslında böyle bir kırılma yaşandığını bu olayla bize hatırlatmaktadır.''

''GERÇEK HUKUK İHTİYACI''

''Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın damadı ile ilgili iddiaların'' hatırlatılması üzerine Baykal, hukukun, uygulamalarıyla çok ciddi biçimde tartışma konusu haline geldiğini, toplum tarafından sorgulandığını söyledi.

Hukuk adına kötü günler yaşandığını dile getiren Baykal, 100. Yıl Üniversitesindeki dava sürecini anımsattı ve ''Sonunda bir şey olmadığı ortaya çıkmıştı. Ergenekon'da da böyle bir tablonun olduğunu düşünüyorum. Dava Başbakan'ın kafasında. Siyasette dava...'' diye konuştu.

Baykal, ''hukukun siyaset yoluyla, çıkar yoluyla ve başka şekillerde iğfal edilebileceğini'' ifade ederek, ''Hukukun zaman zaman iğfal edilmesi, hukukun önemsiz olması anlamına gelmez. Gerçek hukuku arama ihtiyacımız daha da yükselir. Adalet istiyoruz. O güveni taşıyor muyuz? Maalesef hayır'' dedi.

Deniz Baykal, ''Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç'ın damadı hakkındaki iddiaların'' tekrar anımsatılarak, ''ardından gelen gözaltıların gündem değiştirmeye yönelik olup olmadığı'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Bu tutuklamaların Türkiye'nin gerçek gündemini değiştirmesine izin vermemeliyiz. Bu, önemli bir gündem maddesidir, yapay bir gündemdir demiyorum. Birtakım insanlar haksız yere belki, hak etmedikleri halde belki gözaltına alınıyorlar, aileler, şerefler, haysiyetler, onurlar çiğneniyor. Bu büyük bir olaydır, hepimizin sorunudur. Ama öbür sorunları unutturmamalıdır, öbür sorunlar ortada.

Bir süre önce Türkiye, ''Ankara'da kim belediye başkanı olacak' krizini yaşadı. Günlerce belediye başkanı ilan edilemedi. Sonunda birileri diyordu ki 'hiç merak etmeyin, bunun geleceği yer burasıdır, oraya gelir' ve oraya geldi. Öyle diyenler acaba hangi bilgiyle bunu diyorlardı, ben bilmiyorum. Neye güvenerek, dayanarak öyle söylüyorlardı? Hangi ilişkileri, bağlantıları, temasları bilerek böyle söylüyorlardı, bilemem. O da Türkiye'nin önemli bir gündem maddesidir. İçinden geçmekte olduğumuz büyük krizin bir somut yansımasıdır.''

''28 ŞUBAT'IN İNTİKAMI MI?'

''Gözaltılar 28 Şubat'ın intikamı olabilir mi?'' sorusuna Baykal, ''Bilemem, ben bir intikam kokusu alıyorum. Neyin intikamı olduğunu herkes kendi gözleriyle değerlendirebilir'' dedi.

Baykal, ''Sessiz kalanlar olduğunu söylediniz, bunlar kimlerdir, hangi kurumlardır?'' sorusunu, şöyle yanıtladı:

''Bizler, sizler, gazeteler, yazarlar, patronlar, ekonomiyi yönlendiren insanlar, sivil toplum kuruluşları, kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar, hepimiz, başka umut yok. Ancak bunlar duyarlılık sergilerse, bu iş önlenir. Başka bir yerden, sessiz kalmayarak, bir çare bulunmasına yönelik kafamızda hiçbir anlayış yok. O defter kapalı, onu kimse kafasından geçirmesin. İyi, kötü yok artık. Şimdi görev milletindir, halkındır, toplumundur, insanlarındır ancak biz hep birlikte bu gidişe son verebiliriz ve bunu denemeliyiz.''

Baykal, hukuka olan inancını kaybedip kaybetmediği sorusuna ise ''Hukuka her zamankinden daha çok inanıyorum, hukuk alanındaki zafiyetlerin çözüm yolu da hukukun kendisidir. Hukuka dayanmadan, hukukun içine girdiği olumsuzluklardan kurtulamayız. Hukukla kurtulacağız. Umut hukuktur. Hukuk yaralı olabilir, hukuk kanıyor olabilir ama hukuku hukukla tedavi edeceğiz, hukukun sorunlarını çözeceğiz ve hukuk içinde Türkiye'yi yönetilebilir bir ülke haline getireceğiz'' karşılığını verdi.

AA
haber7
Bu haber toplam 323 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Mustafa Everdi
Mustafa Everdi
Prof.Dr. H.Mustafa ERAVCI
Larende.com
Betül Gümüşok
Fehmi Koru
yeni şafak
Çetin Oranlı
merhaba
Mehmet Altan
http://www.mehmetaltan.com
Seyfullah Gümüşok
merhaba gazetesi
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.7645
€ Euro
2.3005
IMKB
60.148
Altın
97,297
    NEVSEHIR 06.02.2012
İmsak
-
5:11
Güneş
-
6:36
Öğle
-
12:02
İkindi
-
14:49
Akşam
-
17:16
Yatsı
-
18:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
© 2007-2008Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır